in

Soru/Cevap Bölüm: 1 – KoronaVirüs! Konuk: Doçent Doktor Çağhan Kızıl

coronavirus
coronavirus

16 Mart 2020 tarihinde Zet Lorento, değerli genetik bilimci Doçent Doktor Çağhan Kızıl ile bir Soru&Cevap etkinliği gerçekleştirdi. Bu etkinliğin amacı; kişilerin doğru kaynaktan doğru bilgiyi alabilmesiydi. KoronaVirüs sürecinde tehlikeli ve yanlış bilginin yayılmasının önüne geçmek için gerçekleştirilen bu Soru&Cevap etkinliğine sitemizde de yer vermek istedik.

Soru 1 / Zet Lorento: Covid-19 (KoronaVirüs) ile ilgili en çok merak edilen sorulardan birisi insandan hayvana – hayvandan insana geçiyor mu?

Cevap 1 / Çağhan Kızıl: Önceki ve bu SARS vakalarında enfeksiyonun insandan hayvana geçtiğine dair tatmin edici bilimsel bilgi yok. Elbette kediler ve köpekler de memeli hayvanlar ve bu virüs onları da etkileyebilir ancak bu olsa bile korkulacak bir durum yaratmadigi düsünülüyor.

Burada şu bilgiyi atlamayalım: İnsandan hayvana bir tane geçiş yaşandığı biliniyor. (https://evrimagaci.org/insandan-evcil- kopege-ilk-sarscov2-koronavirus-gecisi-gorulmus-olabilir-8319). Hayvandan insana şu an için bir geçiş yok. Bu çalışmalar ve gözlemler devam ediyor.

Şu ana kadar hiçbir bilimsel kaynakta ev hayvanlarının insanlar için tehlike oluşturduğuna dair bir bilgi yok. Ayrıca kedilerde örneğin kendilerine has virüsler var. Onların koronavirüslerinin insanı etkilemediği biliniyor.

Mesela insandaki HIV’in kedideki versiyonu FIV. FIV insanı etkileyemiyor. Biz laboratuvarımızda da FIV kullanarak deneyler yapıyoruz. Ev hayvanları konusunda Science dergisindeki bir röportaj şu:
sciencemag.org/news/2020/03/quarantine-cat- disinfect-dog-latest-advice-about-coronavirus-and-your-pets

Soru 2 / Zet Lorento: Televizyonlarda söylendiği gibi “Wuhandaki balıkçılara virüs bulaşmıyor, Türk insanının genlerinden dolayı virüs yayılmayacak.” vb. gibi söylemlerin bilimsel gerçekliği nedir?

Cevap 2 / Çağhan Kızıl: Bu söylemlerin kelimesine bile itibar etmemek gerekiyor. Bu konuda bir çok kere yazdım ve konuştum. Aşağıya bağlantıları ekleyeceğim. Bu söylemler halkta yanlış izlenimler bırakarak salgının yayılmasını hızlandırıcı etki yapacaktır ve tamir edilemez sonuçlar doğurur.

”Biz bu içeriği siteye eklerken KoronaVirüs vaka sayısının 9 milyonu geçtiğini gördük.”

Bu söylemleri ortaya atan kişilerin halk sağlığını tehlikeye attıklarını ve suç işlediklerini söylememiz gerek. Bilimsel bilgiye dayanarak ilerleyebiliriz. Safsatalarla değil. Bugün @BirGun_Gazetesi’ndeki yazımda buna değindim.

COVID-19: Türkiye’nin bilim ve genetik ile imtihanı Doç. Dr. Çağhan Kızıl yazdı: http://bit.ly/3aRYMQ4

Soru 3 / Zet Lorento: Şu an pek hissedilmesede ne yazık ki bir panik havası var. Bu yaşanan panikten dolayı insanlar market ve eczanelere akın etti. İnsanlar özellikle kolonya ile maske aldılar. Kolonya ve maske bizleri korur mu? Ne derecede korur ve ek olarak kendi başımıza neler yapabiliriz?

Cevap 3 / Çağhan Kızıl: 2 tip maskeden bahsediyoruz genelde. Bir ameliyat maskeleri, daha basit ve daha az koruyucluğu olan. Bir de N95 gibi daha teknik maskeler. Maskenin koruyuculuğu elbette var ancak birçok kere söylediğimiz üzere maskeye en yüksek ihtiyacı olan kesim ilk aşamada sağlık personeli.

Yüksek koruyuculuğa sahip özel maskeler ve buna uygun kıyafetler. Onun dışında maske günlük yaşamda ise yarayabilir ancak maskeye hücum etmek de başka sıkıntılar doğuracak. Stokçuluk sakıncalı. Bu konuyu gazeteduvar’da belirtmistik.

Stokçuluk yaparsak şunlar olur:

(1) zamanı geldiğinde ihtiyaç olacak maddeler (gıda, malzeme, tıbbi ekipman) bulamaz hale geliriz.

(2) Fiyat dengesini değiştirerek fırsatçılığa izin veririz.

(3) Toplumda bir paranoya yaratırız.Bunların hiçbiri bilimsel bir şekilde hastalığa karşı önlem almanın yerini tutmaz. Şöyle yapılabilir: normalde tükettiğinizin %25’si kadar fazlasını alabilirsiniz ve bunu evinizde tutabilirsiniz. Bir sonraki hafta yine bir %25 fazla alabilirsiniz.

Görsel Kaynak: HarvardEdu

Soru 4 / Zet Lorento: Covid-19 ortaya çıktıktan bir süre sonra şu söylem ortaya çıktı: “Ölüm oranı yaşlılarda daha yüksek.” Fakat Çin’den gelen görüntülerde genç insanların da hayatını kaybettiğini gördük. Bu konunun bilimsel ve istatiksel açıklaması nedir? Doğruluğu var mı?

Cevap 4 / Çağhan Kızıl: An itibarıyla durum aşağıdaki tabloda. Kapanan vakaların %7’sı ölümle sonuçlandı. Semptom göstermeyen kişilerin hastanelere alınmadığını düşünürsek dünya popülasyonunda bu rakan aşağıya düşecektir. Şimdiki göstergeler ölüm oranının %2-3 arasında oalçağına dair.

Yaşlara göre etkilenme de şöyle. Eğer bir yaş grubundan bir kişi enfekte olmuşsa, ölüm oranını veren bir tablo. 50 yaş altı vakalar daha az ölümle sonuçlanacak ancak bu 50 yaş altı kişilerden yaşamlarını kaybedenlerin daha az olacağı anlamı taşımıyor. (http://worldometers.info)

Enfekte olma kapasitesi olarak aslında gençler daha fazla risk taşıyabilir. Çünkü hareketlilik ve sosyal temas genç nüfusta daha fazla. Okulların tatil edilmesi iyi bir durum çünkü çocuklar da semptom göstermeseler de enfekte oluyorlar ve taşıyıcı durumundalar. Ölüm oranı 70 yaş üstünde daha fazla fakat toplam enfekte olan nüfusa bakınca 50 yaş altının daha fazla olduğu düşünülebilir. Lancet dergisindeki bir makalede de zaten bu gösterilmiş. 60 yaş altı enfeksiyon sayıları 60 yaş üstünün birkaç katı.

Gençler “bana bir şey olmayacak” dememeli. Tedbir önemli!!

Soru 5 / Zet Lorento: Bazı tweetlerde hastanelerin acil bölümlerinde yığılmalar olduğuna dair şeyler okuduk. İnsanlar bu süreci nasıl işlemeli? Tam olarak ne yapmalı? Nereye nasıl başvurmalı? Örneğin ben korona virüs şüphesi taşıyorsam evden çıkmamam en doğru olan şey. Peki nasıl test yaptıracağım?

Cevap 5 / Çağhan Kızıl: DSÖ verilerine göre, her ülkenin biraz farklı protokolleri var. Ama öncelikli olan şu: eğer semptomunuz olduğunu düşünüyorsanız ya da KoronaVirüs şüphesi olan birisiyle temas ettiyseniz kendinizi evinizde karantinaya alıyorsunuz, sosyal teması kesiyorsunuz!

Sonra, gerekli sağlık kurumları ile temasa geçiyorsunuz. Almanya örneğin merkezi bir telefon hattına sahip. Orayı ya da yereldeki uzantısını arayıp semptomlarınızı söylüyorsunuz. Sonra hemen test yapılmalı. Test yapmama lüksümüz yok! Bu nedenle testler yeterli ve güvenilir olmalı. Türkiye’Deki testin detaylarını bilmiyoruz. Cok az yapildigini biliyoruz sadece.

Sonraki aşama sağlık personelinde. Sizi ya evde tutup tedaviye devame decekler, ya da hastaneye alacaklar eğer pozitif çıktıysanız. Ama negatif çıksanız da sosyal teması azaltmak önemli. Hastahanelerde yığılmak en kötüsü. Şöyle düşünün: 1000 kişi semptom şüphesiyle hastanede yığılıyor. İçlerinden sadece 5 tanesi virüse pozitifse o süre içinde geri kalan 995 kişi de bu virüsü kapabilir. Yığılmak size zarar. Acil durumlar için devletin kriz planı olmalı.

Soru 6 / Zet Lorento: Şöyle birkaç söylem daha var: “KoronaVirüs yaz ayında yok olacak, para üzerinde yaşıyor, kargo siparişlerinizde olabilir.” vb. gibi. Bu söylemlerin bilimsel açıklaması nedir? Korona Virüs hangi yüzeylerde yaşıyor ve sıcaklıkta yok olması söyleminin bilimsel açıklaması nedir?

KoronaVirüs yaz ayında yok olmayacak.

Cevap 6 / Çağhan Kızıl: WHO’ya göre bu doğru değil ve umutlanmamamız gerekiyor. SARS-CoV-2 için yaza doğru azalacağına dair bir kanıt yok. Halihazırda yaz mevsimini yaşayan ülkeler (Arjantin, Avustralya, Şili, Paraguay gibi) virüs hızla yayılıyor.

Görsel Kaynak: Hive

Soru 7 / Zet Lorento: KoronaVirüs testleri nasıl yapılıyor? Ülkemizdeki testler ile diğer ülkelerdeki testlerin herhangi farkı var mı? WHO’nun Korona Virüs’ü resmi bir şekilde pandemi olarak görmesi salgının artacağına bir işaret mi? Aşı süreci nasıl işliyor? ve iyileşen hastalar nasıl iyileşiyor

Cevap 7 / Çağhan Kızıl: Testler bir moleküler biyoloji metodu olan real time PCR (gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu) metodu ile yapılıyor. Çeşitli protokoller paylaşıldı birçok kurum tarafından. Bazıları yanlışlandı, iyileştirildi ve geliştirildi. Bunda bilim insanlarının katkısı vardı. Şeffaf olmanın ve açık olmanın faydası büyüktü. Türkiye’deki testlerin içeriği açıklanmadı. Testin çalışması elzem ve kapasitenin de çok olması gerekiyor. Çünkü salgın başladığında pozitif ve negatif insanları ayırmak büyük önem taşıyor.

KoronaVirüs Testler bir moleküler biyoloji metodu olan real time PCR (gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu) metodu ile yapılıyor.

Bu aslında basit bir test ve optimizasyonu kolay olmalı. Birçok ülke bunu yaptı. Amerikada bazı hatalar görülmüştü. Şimdi yeni antikor temelli testlere de geçiliyor. Evet. Pandemik demek büyük tehlike demek, tüm dünya üzerinde. Bunu ciddiye almalıyız. Şakası yok! İlaç aşamaları ile ilgili bilgiye şu flood’umdan ulaşabilirsiniz:

Soru 8 / Zet Lorento: Son olarak her bireyin merak ettiği bu soruların dışında KoronaVirüs hakkında bir genetik doçenti olarak nasıl bir bilgi verirsiniz? Bütün hepimizin bilgilenmesi açısından ve doğru bilgiyi takip etmek için ne/neler önerirsiniz?

Cevap 8 / Çağhan Kızıl: Bu uzun bir konu ama sosyal teması azaltmak bu aşamada en önemlis tedbir. Elleri yıkamak ve insanlarla temas etmemek.Sorumlu davranın lütfen! Bazı bilgilere de daha önceki yazılarımdan ulaşabilirsiniz. Bağlantıları aşağıya kopyalıyorum.

youtu.be/tKZQxUKEeR0
bit.ly/39az7Sk
bit.ly/31fYI9v
https://bit.ly/2QgMt8n
https://bit.ly/33itJKW

Başka bir içeriğimize hızlıca buradan ulaşabilirsiniz.

ransomware - ransomware nedir - ransomware zararları - lorentlabs - kötücül yazılımlar - siber güvenlik

Ransomware Nedir? Ransomware Hakkında!

1 1

Dijital Dünya ve Dijital Çağın gelişimi!