in

Uzay Nükleer Çöplüğe Dönmek Üzere!

Uzay Nükleer Çöplüğe Dönmek Üzere!
Uzay Nükleer Çöplüğe Dönmek Üzere!

Geçtiğimiz günlerde Rusya artık işlevini yitiren bir uydusunu havaya uçurdu. Bununla beraber Dünya yörüngesinde onlarca yıl kalacak bir çöplük üretmiş oldular. Aslına bakacak olursak bu, yıllardan beri uzay devletleri tarafından kullanılan bir yöntem. Rusya tarafından ilk kez kullanılsa da Çin tarafından uzun yıllardır başvurulan bir yol. ABD tarafından ise sık sık başvurulmasa da daha önce kullandığına şahit olduk. Kullanılan bu yöntem Dünya yörüngesinde tonlarca metal şarapnel üretiyor. Ancak asıl tehlikeli olan bu şarapneller değil. Silahlanma yarışından dolayı ortaya çıkan tehlikeli ortam nedeni ile ülkeler uydularını daha güvenli hale getirmek istiyor. Yani kendi uydusunu vuran benim uydumu da vurur diyen devletler başka bir yola başvuruyor. Nükleer enerji ile uydularını güvenli hale getirmek isteyen devletler büyük bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Bu tehlike ile beraber Uzay nükleer çöplüğe dönmek üzere!

Alternatif Yol : Nükleer Enerji!

Ortaya çıkan tehlikenin farkında olan Pentagon pek çok uzay şirketi ile farklı bir yöntem üzerinde çalışıyor. Ortaya çıkabilecek kritik uydu saldırılarından korunmak ve kaçabilmek için ABD yeni nesil uydularının nükleer enerji ile desteklemek istiyor. Bu yöntem ile beraber ABD yeni nesil uydularına küçük bir nükleer reaktör takacak. İçerisinde bulunan uranyum atomları muazzam ısılar üretecek. Bu ısıyı ise uzay aracındaki tankta bulunan sıvı hidrojen emecek. Başlangıç sıcaklığı -253 derece olan bu sıvı ısındıkça daha fazla genişleyecek. Bu sıcak gaz ise uzay aracının arkasında bulunan bir çıkış ile atılacak. Dolayısı ile ortaya muazzam bir hız çıkmış olacak.

Ayrıca paylaşılan tahminlere göre bu hız ile beraber uydular sadece birkaç saat içinde 36.000 kilometre yol yapabilecekler. Normal roket yakıtı kullanan uydular için ise bu süre günleri buluyor. Ayrıca bu kadar muazzam hızlara sahip uyduları yok etmek oldukça zor olacak. Bunun nedeni ise sahip oldukları muazzam hız ile konumlarının tahmin edilemez olması. Uyduları yöneten devletler dilediği taktirde uydusunun konumunu değiştirmesi mümkün. Yani uzay aracınızın tahmin edilemez şekilde hareket etmesi düşman devletlerden korunmanın en garanti yolu olacak gibi duruyor. Bu uzay araçlarının geliştirilmesinden sorumlu DARPA yaptığı açıklamalarda ilk nükleer uzay araçlarını 2025 senesinde test edeceklerini duyurdu. Daha önce hiç nükleer uzay aracı denemesi yapılmadığını düşünürsek ABD’nin ne kadar aceleci davrandığını kavramamız daha rahat olur.

Ayrıca Pentagon bu işi halledebileceklerini düşünen ABD’li şirketlerden teklif istedi. Teklif verenlerden beklenen birkaç şart var. Bunlardan ilki DARPA tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan sistem üzerine ekleme yaparak uygun hareket etmek. Diğer şart ise üç ila beş yıl içinde bir prototip oluşturmak. Son şart ise planı test edecek güvenilir bir ortam ve plan sağlamak. Bahsedilen tüm şartları karşılayabileceklerini düşünen şirketler tekliflerini sundular. Bu şirketler arasından sadece iki şirket seçilecek. Ayrıca seçilecek şirketlerin bu ayın sonunda duyurulması bekleniyor.

Uzay, Nükleer Enerji ve Tehlikeler

Bir nükleer reaktörü uzaya göndermek ne kadar mantıklı? DARPA programını yürüten binbaşı Nathan Greiner sık sık duyduğu bir endişeden bahsetti. Bu endişe fırlatma işlemi sırasında potansiyel bir patlama sonrası ne olacağı ile alakalı. Buna yanıt olarak ise herhangi bir uzay aracından daha fazla tehlike yaratmayacak diyerek yanıt veriyor binbaşı. Bunun nedeni ise o esnada nükleer reaktörün aktif olmayacağını belirtiyor. Ancak nükleer reaktörün aktif olduğu senaryoda ne olacağı hakkında bir bilgi vermiyor.

Diğer bir tehlike ise nükleer reaktörün denize düşmesi. Eğer reaktör bir şekilde denize düşerse en tehlikeli durum ile karşı karşıya kalırız. Bunun nedeni ise suyun uranyum atomların bölünmesini sağlayan ve daha fazla uranyum atomu ayırmaya yardım edecek nötronları serbest bırakmasıdır. Dolayısı ile bir nükleer zincir reaksiyonun başlamasına neden olabilir. Böyle bir durumda ortamda bulunan canlı yaşamı ciddi sıkıntılara girer. Dolayısı ile kontrol edilemez bir yok edilişe neden olur.

Diğer bir tehlike ise uydunun bir şekilde Dünya’da kalması. Sovyetler Birliği nükleer enerjiye sahip 33 casus uyduyu uzaya göndermişti. Ancak içlerinden bir tanesi yüksek seviyelere çıkamadı ve Dünya’da kaldı. Bu uyu 1978 senesinde Kanada’nın topraklarının bir bölümüne radyoaktif madde püskürttü. Yeni nesil uydularda daha ciddi enerjiler kullanılacağını düşünürsek olası bir hata ciddi zararlara enden olur. DARPA mühendisleri bu hatanın yaşanmaması için oldukça fazla çalışma yaptıklarını söyleyerek bu aracın düşük yörüngelerde uçmayacağını belirtti.

Son tehlikemiz ise kullanım tarihi sona eren uydulara ne olacak? Bu tehlikenin cevabı ise uzay nükleer çöplüğe dönmek üzere oluyor. Kullanımı sonra eren ve nükleer bir silah olarak kullanılabilecek uydular yok edilerek uzay nükleer çöplüğe mi dönüşecek? Ya da bu uydulara sahip devletler olası bir savaşta bu uyduları silah olarak kullanır mı? Bunlardan hiçbirinin olmadığını varsaysak bile uzayda başı boş gezen nükleer reaktörler dünyamıza ve uzaya ne kadar zarar verir? Tüm bu soruları yanıtlamak oldukça güç. Uzay yarışında bu kadar tehlikeli araçlar kullanmak sizce ne kadar doğru?

Uzay Nükleer Çöplüğe Dönmek Üzere

Tüm bu tehlikeler dünyamızı ve uzayı nükleer atıklarla kirletecek gibi duruyor. Bu kadar tehlikeli araçlar uzaya çıkmak sizce ne kadar mantıklı? Kendi çıkarlarını korumak için uzayı ve dünyayı tehlikeye atmak ne kadar etik? Tüm bu soruların cevabı kişiden kişiye değişir. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından paylaşmayı unutmayın. Sağlıcakla kalın!

İlgili:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ankr Coin Nedir? Ankr Projesinin Özellikleri nelerdir?

Yield Farming Nedir?